İçindekiler
Cebeci’deki iki odadan başladı
Hacettepe Üniversitesi, 8 Temmuz 1967’de, 892 sayılı kanunla resmen kuruldu. Ama gerçek hikaye on üç yıl önce başlıyor, çok daha mütevazı bir yerde.
2 Şubat 1954’te Ankara’nın Cebeci semtinde kiralanan bir binanın iki odasında İhsan Doğramacı, Ankara Üniversitesi’ne bağlı bir Çocuk Sağlığı Kürsüsü kurdu. İlk vakalar o semtin yoksul mahallelerinde evlerden toplanan hastalardı. Kürsü büyüdü: 1958’de Çocuk Sağlığı Enstitüsü ve Hastanesi, 1963’te Ankara Üniversitesi’ne bağlı ikinci bir tıp fakültesi, 1965’te birimleri koordine eden Hacettepe Bilim Merkezi, 1966’da hastane. Tüm bu parçalar 1967’de tek kanunla Hacettepe Üniversitesi adını aldı.
Yani üniversitenin yasal kuruluş tarihi 1967 ama işler 1954’ten beri yürüyordu.
Kurucusu kimdi, ne yaptı
İhsan Doğramacı, 1915’te o dönem Osmanlı toprağı olan Erbil’de doğdu. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdi, sonra 1945-47 arasında Harvard ve Washington üniversitelerinde doktora sonrası araştırma yaptı. ABD’de kar amacı gütmeyen özel üniversite modelini yakından inceledi.
Türkiye’ye döndüğünde iki şeyi aynı anda çalıştırdı: Hacettepe’yi devlet üniversitesi olarak, Bilkent’i ise 1984’te Türkiye’nin ilk vakıf üniversitesi olarak kurdu. Bir adam, iki üniversite, biri devlet biri özel. Bunun ötesinde, 1980 sonrasında YÖK’ün kuruluşunda merkezi rol oynadı ve ilk başkanlığını yürüttü. Türk yükseköğretiminin mimarisi bu tek ismin elinden büyük ölçüde geçti.
Doğramacı hakkında iki görüş var ve ikisi de meşru: kişisel çabayla yoktan iki üniversite çıkaran, modern tıp eğitimini Türkiye’ye taşıyan biri. Öte yandan YÖK reformunun üniversite özerkliğini kısıtladığını savunanlar için tartışmalı bir figür. Bu gerilimi atlayıp geçmek doğru olmaz.
Amblem: bir öğrencinin çizimi
Hitit geyiği. Doğramacı 1967’de yeni kurulan üniversite için amblem istedi. O dönem Tıp Fakültesi’nde okuyan Yücel Tanyeri, daha önce çizdiği bir tasarımı düzenleyip sundu. İki finalist arasında yapılan oylamada oybirliğiyle seçildi. Geyik hem Ankara’nın tarihsel simgesiyle uyumlu hem de üniversitenin “h” ve “T” harflerini içinde barındırıyor. Maskot bugün hâlâ geyik; Amerikan futbolu takımının adı Red Deers.
Yapı ve kampüsler
16 fakülte, 15 enstitü, 1 konservatuar, 2 yüksekokul, 4 meslek yüksekokulu. 49.582 öğrenci.
İki ana kampüs var ve birbirinden çok farklı:
Sıhhiye Kampüsü şehrin merkezinde, tarihi semt. Tıp Fakültesi ve hastaneler burada. Bünyede üç hastane: Hacettepe Onkoloji, İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi ve Hacettepe Erişkin Hastanesi. 1.200 yatak kapasitesi, yılda 400.000 ayakta ve 24.000 yatan hasta. Bu hastaneler hem hizmet hem eğitim; tıp öğrencisi klinikte gerçek vakalar üzerinde çalışıyor.
Beytepe Kampüsü ise şehir merkezinden 13 kilometre uzakta, 588 hektarlık ormanlık alanda. Fen, mühendislik, sosyal bilimler, güzel sanatlar, eczacılık ve diğer fakültelerin çoğu burada. Beşevler’deki eski kampüs 2019’da Devlet Konservatuvarı’nın Beytepe’ye taşınmasıyla tamamen boşaldı.
İki kampüs arasında düzenli servis var ama mesafe sosyal hayatı bölen gerçek bir faktör. Sıhhiye’deki tıp öğrencisi ile Beytepe’deki edebiyat öğrencisi pratikte aynı üniversitede ayrı hayatlar yaşıyor.
Nasıl bir üniversite?
Türkiye’nin araştırma yoğunluğu en yüksek devlet üniversitelerinden biri. Sağlık bilimleri başından beri çekirdeği olduğu için Tıp, Diş Hekimliği, Eczacılık, Hemşirelik, Beslenme, Fizyoterapi alanlarında birikimi derinlemesine. Fen ve mühendislik tarafı da güçlü. Sosyal bilimler Beytepe’de genişledi ama üniversitenin asıl ağırlık merkezi hâlâ sağlık.
Kampüs dışında Ankara’ya entegrasyon meselesi var. Beytepe güzel ama uzak. Yurt imkânları geniş ama şehirde ayrıca ev tutmak yaygın. Sosyal hayat büyük ölçüde kampüs içinde oluyor.
Öğrenci toplulukları
49.000 öğrencili büyük bir kampüste topluluklar çok, gerçekten işleyeni daha az. İki kampüs aynı üniversitenin parçası ama sosyal ağlar da büyük ölçüde ayrışmış; sağlık tarafının ve Beytepe’nin kendi topluluk kültürleri var. Beytepe’de Amerikan futbolu, satranç, fotoğrafçılık, münazara kulüpleri aktif. Konservatuar çıkışlı müzik toplulukları da ayrıca bir ses kültürü yaratıyor.
Her üniversitede geçerli öneri burada da değişmiyor: oryantasyonda standa yaz, birkaç etkinliğe git, birini seç.
Dünya sıralaması
URAP 2024-25’te Türk devlet üniversiteleri arasında birinci. Genel sıralamada tıp fakültesi olan üniversiteler arasında ikinci. Bu sonuçlar tutarlı; Hacettepe, Türkiye’nin araştırma çıktısına en fazla katkı yapan devlet üniversiteleri arasında yıllardır üst sıralarda.
Genel dünya sıralamaları: QS 2026’da 571., EduRank 2026’da Türkiye 5., dünya 583., Shanghai 2025’te 701-800, THE 2025’te 801-1000. Sistem farkları var ama genel tablo Türkiye’nin ilk beş devlet üniversitesi içinde. Diş hekimliğinde dünya 51., radyokimyada dünya 26.
Ünlü mezunlar
Mezun listesi uzun ve çeşitli; birkaç dikkat çekici isim:
Kültür ve sanat: Sinan Çetin (yönetmen-yapımcı, Avrupa Yakası), Engin Günaydın (oyuncu, Avrupa Yakası’ndaki Burhan Altıntop rolüyle tanındı), Özlem Tekin (rock sanatçısı), Yağmur Sarıgül (MANGA’nın gitaristi) — son üçü Devlet Konservatuvarı’ndan mezun.
Akademi ve psikoloji: Üstün Dökmen, psikoloji mezunu, akademisyen ve TV programcısı.
Siyaset ve kamu: Semra Sezer, 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in eşi, Sınıf Öğretmenliği mezunu. Çeşitli bakan ve milletvekillerinin Tıp Fakültesi mezuniyeti kaynaklarda doğrulanmış.
Konservatuar bir kategori olarak ayrı duruyor: sahne sanatları, müzik ve tiyatro mezunları Türk kültür hayatında görece yoğun temsil edilmiş. Bu, Hacettepe’nin sağlık ağırlığıyla çelişen ama gerçek olan bir yan profil.
Yorum Yaz