Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi (AMGÜ) Rehberi

Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üni
İçindekiler

Önce şunu söyleyelim: bu sıradan bir üniversite değil

Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi (AMGÜ / MGÜ), Türkiye’de müzik ve güzel sanatlar alanında tamamen odaklanmış tek devlet üniversitesi. 2021-22 itibarıyla toplam 575 öğrencisi var; bunun 367’si lisans, 163’ü yüksek lisans, 45’i doktora. Yani Türkiye’nin muhtemelen en küçük devlet üniversitesi. Büyük kampüslerin gürültüsüne, kalabalığına, bürokrasisine alışmış biri için bu rakamlar şaşırtıcı. Ama burada “az öğrenci” farklı anlıyor: herkesin birbirini tanıdığı, atelye ortamında geçen, çalgı sesiyle dolu bir kampüs.


Kuruluş ve biraz tuhaf olan isim meselesi

Üniversite 1 Temmuz 2017’de, 7033 sayılı kanunla kuruldu. Ama ilk adı farklıydı: Ankara Güzel Sanatlar Üniversitesi. Sadece beş ay sonra, 20 Aralık 2017’de adı Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi olarak değiştirildi. Bu, müziğin adda önce çıkarılması için yapılmış bilinçli bir düzeltme; üniversitenin odağının güzel sanatlardan daha çok müzik tarafında olduğunun işareti.

Kampüsün adresi Neşet Ertaş Caddesi. Neşet Ertaş, 2012’de vefat eden Kırşehirli halk müziği ozanı. Müzik odaklı bir üniversitenin kapısında onun adını taşıyan bir cadde olması, tesadüf olmasa gerek.


Buraya nasıl girilir: standart sistem işlemiyor

Bu üniversiteye girmek diğerlerinden farklı çalışıyor. Lisans programlarının tamamı özel yetenek sınavıyla alıyor. YKS puanı belirleyici değil; TYT’de 150 puan almış olmak sadece başvuru için kapıyı açıyor. Asıl değerlendirme sahne karşısında ya da atelye ortamında yapılan yetenek sınavında.

Bu, giriş sürecini hem daha seçici hem daha öznel yapıyor. Aynı piyano parçasını çalan iki öğrenci jüri önünde farklı değerlendirilebilir. Standart üniversitelerdeki “kaç puan lazım” sorusu burada yanlış soru; “nasıl bir performans lazım” diye sormak gerekiyor.


Fakülteler ve bölümler

4 fakülte, 1 enstitü, 1 meslek yüksekokulu. Yapı küçük ama bölümler ayrıntılı.

Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi en kapsamlı birim: Kompozisyon, Orkestra Şefliği, Piyano, Yaylı Çalgılar, Nefesli Çalgılar, Türk Müziği bir tarafta; Oyunculuk, Modern Dans ve Bale diğer tarafta. Güzel Sanatlar Fakültesi’nde Resim, Heykel, Seramik, Grafik Tasarımı ve Geleneksel Türk Sanatları var. Müzik ve Güzel Sanatlar Eğitim Fakültesi ilk öğrencilerini 2019-2020’de aldı; müzik ve sanat öğretmeni yetiştirmeye odaklı. Lisansüstü taraf tek enstitü üzerinden işliyor.

Ayrıca kampüs içinde müzik yeteneğine göre öğrenci alan bir ilkokul ve ortaokul da var. Yani 7 yaşında bile bu kampüste müzik eğitimi almak mümkün.

Kampüs Çankaya’da, Oran semtinde, 54.462 m² arazi üzerinde. Şehir merkezinden 10-12 kilometre. İçinde konser salonu, sergi salonları, stüdyolar, atölyeler var; bu tür bir üniversite için olmazsa olmazlar bunlar.


Öğrenci toplulukları ve sosyal hayat: burada farklı çalışıyor

Başka üniversitelerde topluluk, haftalık toplantı ve afiş demek. Burada biraz daha geçirgen bir şey var: müzik ve sanat öğrencileri zaten günün büyük bölümünü birlikte prova yaparak, atölyede çalışarak geçiriyor. “Topluluk” ayrıca kurulmak zorunda değil; yapının kendisi zaten topluluğu oluşturuyor.

Ama bu her şeyin güllük gülistanlık olduğu anlamına gelmiyor. Sanat okullarında jüri kararları, hoca tercihleri ve kim kime konser veriyor soruları ciddi bir sosyal ağırlık taşıyabiliyor. 575 kişilik ortamda dedikodu da hızlı yayılıyor, dayanışma da hızlı büyüyor.


Nasıl bir üniversite?

Çok odaklı, çok küçük, çok özgün. 96 akademik personelle 575 öğrenciye bakan bir ekip bu, yani öğrenci-hoca oranı Türkiye ortalamasının epey üzerinde. Teorik olarak bu daha fazla bireysel ilgi demek; pratikte de öyle olup olmadığı, tercih etmeyi düşünenlerin alumni ağına soruyla öğrenilecek bir şey.

Müzik ya da güzel sanatlar okumak isteyen ama devlet üniversitesi arayan öğrenciler için ciddi bir seçenek. Vakıf üniversitelerinin müzik bölümlerine kıyasla büyük bir fark var: bu okul devlet üniversitesi, dolayısıyla ücretsiz. Türkiye’de ciddi müzik eğitimi almak için devlet konservatuarları ya da bu okul gibi alternatifler var; bu okul daha geniş bir yelpazede öğrenci alıyor.

Sınırlaması da net: küçük bir okuldan mezun olmak, büyük mezun ağlarının sunduğu fırsatlardan yararlanmayı güçleştiriyor. 2017’de kurulmuş, mezunları az. Sanat ve müzik dünyasındaki bağlantılar, büyük üniversitelerin konservatuarlarının ya da köklü güzel sanatlar fakültelerinin kurduğu ağlardan henüz ince.


Dünya sıralaması

Hiçbir uluslararası sıralamada görünmüyor: THE, QS, URAP, EduRank, hiçbirinde. Bu bir başarısızlık göstergesi değil; bu sıralamalar akademik yayın hacmini ve atıf sayısını ön plana alıyor. 575 öğrencili, 96 akademisyenli bir sanat üniversitesi bu eşiklere ulaşamaz. Değerlendirme kriterleri tamamen farklı bir okul türüne göre tasarlanmış.

Sanat okullarını kıyaslamak isteyenler için daha anlamlı ölçüt: mezunlarının sahne ve sergi kariyerleri, konser salonlarındaki varlığı, uluslararası sanat etkinliklerine katılım. Bunlar sıralama tablosunda görünmüyor ama okul için çok daha doğru metrikler.


Ünlü mezunlar

Yok, beklenmez de. Üniversite 2017’de kuruldu; ilk mezunlarını 2021-22 civarında verdi. Müzik ve sanat kariyerleri zaten uzun soluklu olduğundan, mezunların ulusal çapta tanınması için birkaç yıl daha gerekiyor. Bu soruyu birkaç yıl sonra tekrar sormak daha anlamlı bir cevap verir.

Yorum Yaz

Yorum yaz