Merhaba Ziyaretçi
Forumumuza hoşgeldiniz.Sitemizi daha yararlı şekilde kullanabilmek için lütfen kayıt olun veya giriş yapın.

12.Sınıf Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi Yahudilik Özeti

  • Konbuyu başlatan ALTAY
  • Başlangıç tarihi
A

ALTAY

Misafir
YAHUDİLİK  Kitap verilen ilahi dinlerin başında Yahudilik gelir. Yahudiliği tebliğ etmekle Hz. Musa görevlendirilmiştir.  Yahudiliğin kutsal kitabı Tevrat’tır.  Yahudi kelimesi Hz. Yakub’un dördüncü oğlu “Yuda” veya “Yahuda” dan türetilmiştir. Başka bir görüşe göre Filistin’in güneyinde kurulan Yuda veya Yahuda krallığından ileri gelmiştir.  Musevi kelimesi ise Hz.Musa’ya mensup olanlar anlamında kullanılır.  Yahudilere İsrailoğulları ve İbrani isimleri de verilmiştir. İsrail kelimesi Hz. Yakub’un lakabıdır; “Güreşte yenen” veya “Üstün gelen” anlamlarını taşır. Hz. Yakub’un bu lakabından dolayı İsrail kelimesi Hz. Yakub’un 12 oğlunun adı olmuş ve Yakub soyundan gelen Yahudilere İsrailoğulları denmiştir. İbrani adı ise Filistin bölgesine göç eden Hz. İbrahim’in ırkından gelenlere, Filistin’de yaşayan yerli halk olan Kenanlılar tarafından verilmiştir.  Yahudiler’in tarihi Hz. İbrahim’in Mezapotamya’daki Ur şehrinden göçüyle başlar. Hz. İbrahim ailesiyle beraber Ur şehrinden Harran’a oradan da Filistin/Kenan bölgesine gelir. Hz. İbrahim’in iki oğlu vardır. İsmail adlı oğlu Hz. Hacer’den; İshak adlı oğlu ise Sarah’dan doğmuştur. Hz. İsmail Arabistan’da oturmuş, Hz. İshak ise babasıyla beraber Filistin’de kalmıştır.  Hz. Yakub, Hz. İshak’ın oğludur. Hz. Yakub’un 12 oğlu vardır. En sevgili oğlu ise Hz. Yusuf’tur. Hz. Yusuf kardeşleri tarafından kıskanılır ve yine onlar tarafından kendisine bir komplo kurulur. Kardeşleri babaları Hz. Yakub’u kandırarak Hz. Yusuf’u kuyuya atarlar. Hz. Yusuf yoldan geçen bir İsmailî kervan tarafından kuyudan çıkarılır ve Mısır’a götürülerek satılır. Mısır’da uzun bir hayat hikayesinden sonra Firavun’un en yakınları arasında yer alır. Hatta o dönemin Maliye Bakanlığının başına getirilir.  Firavun Mısır krallarına verilen addır.  Hz. Yusuf böyle bir makama ulaşırken Filistin/Kenan ülkesi kıtlık içinde kıvranıyordu. Hz. Yakub ise Hz. Yusuf’un hasretinden gözlerini kaybetmişti. Kenan diyarından İsrailoğulları(Hz. Yakub’un oğulları) Mısır’a buğday almak için gelmişler ve Hz. Yusuf’un huzuruna çıkmışlardı. Hz. Yusuf onları tanımış fakat onlar Hz. Yusuf’u tanımamışlardı. İsrailoğulları ikinci kez Mısır’a geldiklerinde yanlarında Hz. Yusuf’un anne bir kardeşi olan Bünyamin’i de getirmişlerdi. Hz. Yusuf bir hile ile Bünyamin’i alıkoydu. Böylece Hz. Yusuf babası Hz. Yakub’u da Mısır’a getirmenin planını yapmıştı. Böylece bütün İsrailoğulları Mısır’a yerleşmiş oldu.  Daha sonraki yıllarda Mısır’da yaşayan İsrailoğulları Mısırlılar tarafından işkenceye maruz bırakılıp köle olarak yaşatılmışlardı. Ta ki Hz. Musa’nın ortaya çıkıp İsrailoğullarını Mısır Firavunu II. Ramses ve Mısırlıların elinden kurtarana kadar.  Hz. Musa’nın doğduğu dönemde o dönemin Mısır Firavunu İsrailoğullarının çoğalmasını ve gördüğü bir rüya üzerine İsrailoğullarından çıkacak bir peygamberin gelişini engellemek amacıyla erkek çocukların öldürülmelerini emretmiştir. Hz. Musa’yı annesi bir süre saklamış ve Allah’tan gelen bir ilhamla onu bir sepetin içine koyarak Nil nehrine bırakmıştır. Arkasından kız kardeşini takip etmesi için göndermiştir. Hz. Musa kıyıya yanaşınca Firavun’un adamları onu farketmiş ve Firavun’a götürmüştür. Firavun’un karısı bebeği görünce sevmiş ve Firavun’u öldürmemesi için ikna etmiştir. Hz. Musa’ya sütannesi aranmış ve öz annesi sütannesi olarak saraya gelmiştir. Hz. Musa Firavun’un sarayında büyümüştür. Delikanlı çağına gelince bir gün saraydan gizlice ayrılmış ve yolda bir Mısırlı ile bir İsrailoğlunun kavgasına şahit olmuştur. İsrailli Hz. Musa’dan yardım istemiş ve Hz. Musa da kazaen vurduğu bir yumrukla Mısırlının ölümüne sebep olmuştur. Ardından Firavun’un adamları Hz. Musa’yı yakalamak için harekete geçmiştir. Bunun üzerine Hz. Musa Firavun’dan kaçıp Medyen şehrine gelir. Medyen şehrinde hayvanlarını sulayan ve ihtiyar babaları olan iki kıza rastlar. Hz. Musa bu kızlara yardım eder. Yaptığı yardım karşılığında ücret ödemeyi teklif eden kızların babasına başından geçen olayları anlatan Hz. Musa, ihtiyardan güvenliği için söz ister. Neticede ihtiyarla, çoban olarak sekiz yıllık bir çalışmadan sonra, kızlarından biriyle nikahlanmak üzere anlaşma yapar. Rivayetlere göre bu ihtiyar adam Hz. Şuayb peygamberdir. Sekiz yıl dolduktan sonra Hz. Musa ihtiyar adamın kızlarından biriyle evlenip ailesiyle birlikte güneye doğru yönelir. Sina dağı eteklerine geldiklerinde Hz.Musa uzakta bir ateş görür, kendisi ve ailesi için yardım edecek birilerini bulmak ya da ateşten bir kor almak amacıyla ateşe doğru gider. O esnada bir nida duyar. Bu nida Allah’tan gelen bir vahiydir. Ses Hz. Musa’ya kutsal Tuva Vadisi’nde olduğunu ve ayakkabılarını çıkarmasını söyler. Kendisinden başka ilah olmadığını sadece kendisine ibadet etmesi gerektiğini, her nefsin kıyamette yaptığını göreceğini, Firavunun azdığını ona tebliğ etmesi için görevlendirildiğini söyler. Ona asasının yılan olması ve elini koynuna soktuğunda bembeyaz olarak çıkarması mucizelerini verir. Hz. Musa bu mucizelerle beraber Firavun’un yanına gider. Ona ve yanındaki sihirbazlara mucizelerini gösterir ve tebliğinde bulunur. Sihirbazlar iman eder fakat Firavun iman etmez ve ayrıca İsrailoğullarının da Mısır’dan çıkmalarına izin vermez. Bunun üzerine Allah Mısırlılara çeşitli belalar gönderir. (Çekirge istilası, kurbağa istilası, suların kana dönüşmesi vs.) Sonunda Hz. Musa ve diğer İsrailoğullarının Mısır’dan çıkmalarına izin verir. İsrailoğulları Kızıldenize vardıklarında, Hz. Musa asasını denize vurarak Kızıldeniz’i ikiye ayırır ve denizin ortasında İsrailoğullarının geçmesi için bir yol açılır. İsrailoğulları bu yoldan geçerler. Verdiği sözden vazgeçen Firavun, askerlerini toplayıp İsrailoğullarının peşine düşer. Kızıldenizin önüne geldiklerinde ikiye ayrılmış olduğunu görürler. Açılan yoldan ordusuyla beraber yürürlerken ikiye ayrılmış olan Kızıldeniz tekrardan birleşir. Firavun ve askerleri denizde boğulur. Boğulmak üzere olan Firavun iman ettiğini söyler fakat Allah bu son anda ettiği imanı kabul etmez.  Kurtulan İsrailoğulları Filistin’e doğru yollarına devam ederlerken Allah onlara bıldırcın, ekmek, su gibi nimetler indirir. Sina bölgesine vardıklarında Allah Hz. Musa’yı Tur Dağı’na çağırır. Hz. Musa kardeşi Hz. Harun’u İsrailoğullarının başına koyar ve Tur Dağı’na gider. Kırk gün oruçlu olarak Allah’a ibadet eden Hz.Musa’ya Allah Tevrat levhalarını ve “On emri” verir. Bu süre içinde İsrailoğulları Hz. Harun’un uyarılarına rağmen Samiri’nin yapmış olduğu Altın Buzağı’ya tapmaya başlamışlardır. Hz. Musa döndüğünde bu manzara karşısında öfkelenmiş ve kavminden tövbe etmelerini istemiş Allah da tövbelerini kabul etmiştir.  İsrailoğullarına Tevrat’ı tebliğ etmeye başlayan Hz. Musa kavmiyle arası zaman zaman bozuluyordu. Çünkü İsrailoğulları, sıkıntıda iken söz veriyorlar, sıkıntı biter bitmez sözlerinden dönüyorlardı. Filistin göründüğünde yerli halkı ile savaşın gerekli olduğunu Hz. Musa hatırlatınca onlar savaştan kaçmışlardı ve “Hz. Musa’ya, sen ve Rabbin gidin savaşın”(Maide suresi, 24.ayet) demişlerdi. Hz. Musa bunun üzerine dua etmiş ve cezalandırılmalarını istemişti. Ve kırk yıl Filistin’e girememişlerdi : “Muhakkak orası kendilerine kırk yıl haram edilmiştir. Onlar oldukları yerde sersem sersem dolaşacaklardır. Artık o fasıklar güruhuna karşı tasalanma”(Maide suresi,20- 26.ayetler)  Hz. Musa vefat ettikten sonra Yeşu (Yuşa) İsrailoğullarına başkanlık etmiş ve onların Filistin’e girmelerini sağlamıştır. Yeşu Hz. Musa’nın güvenlik şefi ve onun korumasıydı.  Filistin döneminde İsrailoğullarının başına iki önemli Kral-Peygamber geçmiştir. Bunlardan biri Hz. Davud peygamber diğeri ise oğlu Hz. Süleyman peygamberdir. Hz. Davud Filistin ülkesindeki Kudüs şehrinde bir mabed inşa etmeye başladı. Kendisi vefat edince oğlu Hz. Süleyman mabedi inşa ettirdi. Bu mabede Süleyman Mabedi, Beyt-ha-Mikdaş(Kutsal ev) gibi isimler verilmiştir. Bu döneme I.MABET dönemi denir. (Günümüzde bu mabedin yerinde Müslümanların yaptığı Mescid-i Aksa vardır. Müslümanlar çeşitli sebeplerle yıkılan, tahrip olan Süleyman Mabedi’ni yeniden inşa etmişlerdir. Müslümanlar için çok önemli bir yeri vardır. Müslümanların ilk kıblesidir. Peygamberimiz(sav) Miraca çıkmadan önce Allah tarafından bir gece mabede yürütülmüştür (İsra) )  Hz. Süleyman döneminden sonraki dönemlerde Asurlular İsrailoğullarına saldırıp devleti yıkarlar. Devlet ikiye bölünür: Kuzeyde başkenti Samiriye olan İsrail Devleti; güneyde başkenti Kudüs olan Yahuda Devleti. Daha sonra ikiye bölünen devlet yine Asurlular tarafından ortadan kaldırılmıştır. (M.Ö. 721)  Sonraki çağlarda, Babil kralı Nebukadnessar yeniden İsrailoğullarının üzerine yürümüş, Filistin halkını kılıçtan geçirmiş, kalanları da zincirlere vurarak Babil’e sürgün etmiştir. Babil Esareti işte budur. (M.Ö. 586)  Bu esaret yarım asırdan fazla sürmüştür. Kudüs’e ilk dönüş M.Ö. 538’de başlamıştır. Kudüs’e dönen Yahudiler başka bir Babil Kralının desteği ile mabedi yeniden inşa ederler. Bu döneme II.MABET dönemi denir. (M.Ö 515)  Babil’den Kudüs’e en son gelen göç dalgaları Ezra başkanlığında M.Ö 445 yılında gerçekleşir. Ezra Yahudi tarihinin ilk hahamıdır. Ezra, Yahudi ocağının kutsallığı üzerinde durmuş, mabet hizmetini yeniden tesis etmiş, İsrail ile Allah arasındaki ahdi(sözleşmeyi) ciddi bir şekilde yenilemiştir. Knesseth Hağuedola meclisini tesis etmiş ve bu meclis Tanah’da (Yahudilerin kutsal yazılı kitaplarının tamamı) 24 kitap olduğunu kabul etmiştir. II.MABET dönemi M.Ö 40 yılında Roma İstilası ile son bulmuştur.  Kudüs’e dönen Yahudiler Allah’a ibadet edilecek gerçek mekanın Kudüs olduğunu kabul eder ve yeniden adil bir toplum yaratmak idealine sarılır. Babil’de kalan Yahudiler ise mabet olarak Sinagogun etrafında toplanmış ve çevre medeniyetlerle kültürel olarak bir senteze, bir etkileşime girmişlerdir. Yahudilik Babil, İran kültürleriyle iç içe girmişlerdir. Ancak Kudüs dışındaki hiçbir mabede kutsal mabed ismi verilmemiş bunlara Sinagog denmiştir. Havra ise cemaat demektir. Küçük cemaatlerin ibadet ettikleri mekanlara da havra denmiştir.  Milattan sonra Kudüs’ü işgal eden Romalılar, ikinci kez inşa edilen kutsal mabedi yıktılar ve Yahudileri buradan çıkarıp sürgün ettiler. Mabed Müslümanların burayı fethine kadar harabe halde kaldı. YAHUDİLİK İLE İLGİLİ KAVRAMLAR  Yahudiliğin “seçilmişlik, kutsal toprak, mabet, mesihçilik, ahit dini olması” gibi temel özellikleri vardır. Yahudilere göre Tanrı, ataları İbrahim, İshak ve Yakup’la bir ahit yapmış ve onları kendisi için özel millet seçmiştir. Onların toprakları da özeldir. Bu kutsal topraklar Filistin topraklarıdır. Süleyman mabedi Yahudiler için kutsaldır. Mabet Romalılar tarafından M.S 70 yıllarında yıkılmış bu mabetten geriye sadece batı duvarı kalmıştır. Mabedin yerine Müslümanlar daha sonra Mescid-i Aksa’yı yapmışlardır. Batı duvarı Yahudilerin günümüzde ağlama duvarı olarak bilinen duvarıdır. Yahudilerin sürgün hayatları özellikle de Roma istilasından sonra Yahudilerde kendilerini kurtaracak olağanüstü güçlere sahip ve Davud soyundan gelen Mesih inancını doğurmuştur.  Yahudiliğin sembolü yedi kollu şamdan ve altı köşeli yıldızdır. Yedi kollu şamdanın her kolu bir anlam içerir.(1. Bir Allah’a inanmak, 2. Seçilmişlik , 3. Doğruluk, 4. Mucize, 5. Birlik beraberlik, 6. Samimiyet, 7. Gerçekçilik )  Yahudi inanç esasları Yahudi filozofu Musa bin Meymun tarafından 1180 yıllarına doğru 13 madde halinde özetlenmiştir. Allah onlar için tektir. Yahudileri seçilmiş millet olarak belirlemiştir. Tanrı ile İsrailoğulları arasındaki bu bağ Hz. İbrahim’le başlamış Sina’da Hz. Musa vasıtasıyla da tasdik edilmiştir. Günah işleyen Yahudi halkı tövbe ederse, tekrar anlaşmaya bağlanmış olur. Bu günahlar sebebiyle Tanrı onları cezalandırır. Babil esareti, Romalıların ikinci mabedi yıkmaları ve yeryüzüne dağılmaları hep ilahi cezanın sonuçları olarak yorumlanır. Yahudilerde ahiret inancı belirsizdir. Melekler Tanrı tarafından yaratılmış ve Onun emrinde olan manevi varlıklardır. Melekler kanatlı insanlar olarak tasavvur edilmişlerdir. Şeytan kötü meleklerin reisi olarak kabul edilir. Cinler de Tanrı’nın gazabına uğramış melekler olarak kabul edilir. Peygamberler Yahudi inancına göre masum değillerdir, günah işleyebilirler. Kadınlardan da peygamber seçilebilir. Eski Ahit’te(Yahudilerin kutsal kitabı) geçen tüm peygamberleri kabul ederler. Onlara göre son peygamber Malaki’dir. Hz. İsa ve Hz. Muhammed(sav)’i kabul etmezler. Hz. Davud ve Hz. Süleyman’ı sadece kral olarak kabul ederler. Yahudilerin kutsal kitabı ikiye ayrılır; TANAH ve TALMUT. Tanah yazılı dini edebiyattır 24 kitap olarak kabul edilir ve üçe ayrılır; Tora(Tevrat), Neviim(Nebiler), Ketuvim(kitaplar). Talmut ise sözlü dini edebiyattır. Hahamların nesilden nesile naklettikleri rivayetlerdir. İkiye ayrılır; gemara ve mişna.  Yahudi kutsal günü Şabat(Cumartesi) günüdür.  Sinagog’da Hazan(kantor) denilen din görevlisi dini töreni yönetir.  Bütün sinagoglarda mutlaka üç şey bulunur; AronHa Kodeş(Tevrat tomarlarının yer aldığı kutsal dolap), Ner-Ha Tamid(devamlı yanan ışık) ve Teva(Tevratın okunduğu kürsü).  Sinagog’da toplu ibadet ancak ergenlik çağına ulaşmış (13 yaş) en az on erkekle yapılabilir. İbadete kadınlar aktif olarak katılmazlar. Sadece seyirci olabilirler. İbadet sırasında Kudüs’e dönülür. İbadet esnasında siddur denilen dua kitabından bölümler okurlar, rükuya benzer hareketlerde bulunurlar ve sağ ellerini göğüslerine hafifçe vurarak işledikleri günahlardan pişman olduklarını belirtirler.  Yahudiler başlarına kipa adını verdikleri takkeye benzer bir şey takarlar.  Siyonizm, adını Kudüs’ün en yüksek tepesi olan Sion’dan almaktadır. Yahudilikte Sion kavramı Kudüs’ü ve genel olarak vadedilmiş toprakları ifade etmek üzere kullanılmaktadır. Siyonizm, Yahudi halkının, Sion merkezli bir dünya devleti kurma hedeflerini ifade eder. Buna göre Siyonizm, tarihte İsrailoğullarının vadedilen topraklara dönmesini ve Yahudi hayatının yeniden canlandırılmasını savunan Yahudi milliyetçiliğidir. Filistin’de bir devlet kuracağı inancını ve hedefini ifade eder.
 
Üst Alt